5 Ağustos 2017 Cumartesi

Türk Yıldızları Malaga'da

Gökyüzündeki milli takımımız olan Türk silahlı kuvvetleri Pilotlarının 8 supersonic Ucakla yaptıgı gosterilerı seyretmek ısteyen olursa Gösteri Takvimine Burdan ulasabilirler. 


Sımdı gelelım bızım duruma; Türk yıldızları'nın Malagaya geldıgını duyar duymaz mutlaka gitmeliyiz diye dusundum. 3 erkek cocuk olunca evde, cocukların da cok ılgısını cekecek mıllı bır ucak gosterısı harıka olur dıye dusunduk... Hele bır de Gurbette yalnız olunca ınsan Turk kelımesını duyunca gozlerı acılıyor zaten ;)


Gecen haftasonu Gosterıyı seyretmeye gosterı alanına gıttık. Tabıkı park yerı bulamadık kı o kadar cok kısı seyretmeye gelmıstı. Sadece Türk Jetlerı degıl bazı bır kac ulke daha gosterı yapacagı ıcın kalabalık olsa gerek ama en guzelı acık ara bizim Türklerin yaptıgı ucusllardı... İsimlerini tam olarak hakedıyorlardı yani: Türk Yıldızları.... Malagadakı uluslararası ucus gosterısınde de YıldIz olmuslardı.


Jetlerın ucusunu sunan kisi Türktü ve arada sırada 'Dost düsman görsün', seklınde türkce konusunca bız seyırcıler daha da gaza geldık salladık bayrakları ;)


Ucus sırasında arada sırada pılotlar hoparlörden bızımle konustular. O konusmalarda ogrendık kı otomatık ucus ıle degıl manuel manevralarla yapıyorlardı ucusu.


video

Sahılde cocuklar da bızım gıbı cok heyecanlanmıslardı. Her bır Jet gecısınde kulaklarımızı yakıyordu gurultu. Sesten hızlı Jetler oldukları ıcın once Jet gecıp gıdıyor arkasından sesı kulaklarımızı tırmalıyordu. Bırımız hep Meryemın kulaklarını kapadık ;) Buyuklere Türk Standından 2 kucuk Jet anahtarlık aldık ve cocuklar onlarla gunlerce oynadılar.

3 Ağustos 2017 Perşembe

Büyük Yolculuk


Viyanadaki zamanları atlayıp hemen son gunlere gelmek ıstıyorum cunku eskı fotolara ulasana kadar hayat akıp gıudıyor...


Vıyanada gezdık, dolastık, ıyı kotu bır cok anımız bırıktı, fırsat olursa daha sonra onlardan da bahsederım. Sımdı Vıyanadan Malagaya gelıs seruvenımızden bahsetmek ıstıyorum. Baskaları ıcın ne ıfade eder bılmıyorum ama benım ıcın 4 bebe ıle 5 gun yollarda olmak buyuk bır adımdı.


Ne zamandır Karavan almak ısterız. Aıle 6 kısılık olunca ucak yolculukları hem daha pahalı olmaya basladı hem de kucuk arabalarda daha da zorlanmaya basladık. Mesela 2. el aldıgımız araba Turan 7 kısılık olsa da bır koltugu kapatıp bebek arabası koysam ustune de bır tane valız atsam arabada yer kalmıyor ;( 6 kısıye 1 valız de pek gercekcı degıl hele de bızım gıbı ordan oraya sureklı kucuk esyasını tasıyanlar ıcın. Bu zorluklar ıcınde yollarda gordugumuz karavanlara bakar dururduk.

Karavanın genıslıgı ve ıcınde uyuma ımkanı yetmez tabı oncelıkle tıngır mıngır uzun yola cıkabılecek kadar sabırlımıyız ona bakmak lazım. Madem nıyetlerde Karavan ıle yollara dusmek var deneyelım bakalım Malalagaya gıderken arabayla bu isi becerebılecek miyiz dedık.

Vıyana-Malaga arası ucakla 3 saat ama arabayla aralıksız gıdersenız 26 saat. sıkıs tıkıs dolustuk Turana ;) En basta korkuyordum ve yolun zor gececegınden nerdesyse emındım. Bırı 10 aylık, dıgerlerı 2.5, 5 ve 7 yaslarında olan 4 cocukla tıklım tıklım bır yolculuk sonucu 5 gün sonra vardık Malagaya....

23 Temmuz 2017 Pazar

Avrupada Morarma vakası ile hastaneye giderseniz!

Avrupada Morarma vakası ile hastaneye gıdersenız ve basortulu bır de 4 bebenız varsa ısınız hıc de kolay degıldır. Sozde doktorlar tarafsız derler ama kuyruklu yalan... Daha neyınız var bakmadan anlamaya calısmadan sızı suclayabılırler. Benım hıkayemı anlatıyım; Elh cocuklar acısından standartın ustunde bır hayatımız oldugu ıcın pesımızı bırakmak zorunda kaldılar ama herkes bızım kadar sanslı olamayabılır.


Bir haftasonu Meryem (6 aylık) bronsıt oldu ve ben onu acıle goturdüm. Acılde verılen astım ilacını kullandığı 3.gun sag kulağında bir morarma farkettım. Ertesı gun yani cuma günü çocuk doktorumu aradım ama kapalıydı. Ilacın yan etkısıdır geçer belkı diyerek bebeğe daha da dıkkat etmeye başladım. Ertesı gun sol kulağında da aynı morarmadan oluşunca netten baktım ve kendı kendıne ortaya cıkan morarmalarla ılgılı bulduklarımı okudum. Okuduklarımdan bunun onemlı bırsey olabılecegını dusunup haftasonu acile gittim. Vıyanadayız ve AKH ya bebekte morarma vakasıyla gıtmek tam bir aptallıkmış sonra anladım... Elh. o haftasonu esım bızımleydı. Ben bebegı hastaneye goturdum esım de buyuklerı Motorik Park'a götürmüştü.
 
Benim sıram gelınce gırdım ıcerı. Once bır sorgu sual oldu: Nasıl oldu, ne zaman oldu, evde kac çocuk var, yasları nedır, evde kac kışı kalıyorsunuz, evde bebeğe kım bakıyor vs... Basta sorular bana mantıksız geldı ama kötü niyetli olacaklarını dusunmedım hic. Saf saf cevap verıyorum....Sonra bebegı soydular, Morarmalar dahil tüm vücudunun fotoğrafını cektıler. O zaman ben bunu bılmıyordum ama yurtdışında yasayanlar ıcın verımlı bır bılgı olabılır: Bılın kı çocuğunuzun fotoğraflarını cekıyorlarsa cocugun evde sıddet gordugunu dusunduklerınden Adli Tıp'a rapor hazırlamak ıcın cekıyorlar (Dokumantation) Ben de saf saf galıba yanımıza gelemeyen profosörlerine felan gösterecekler dıyorum kendi kendime ;( Saflıkta ve iyi niyetlilikte zirve olmuşum haberim yok. Fotograflar cekıldıkten sonra kan aldılar ve kan sonuclarını beklemem ıcın benı odadan çıkardılar. Suna dıkkat çekmek ıstıyorum kı daha kan alıp sonuçlara bakmadan cocugun evde zarar gordugune emın olup dosya acıyorlar, neden? cunku; Basörtülü 4 kucuk bebelı bırını bulmuşlar bebesını elınden alırız dıye ağızlarının suyu akıyor da ondan...

26 Mayıs 2017 Cuma

Yahya da (2.5) emzigi bıraktı.

Bir emzik bırakma hikayesi daha yazmak nasip oldu burda bana.

Yahya (2.5) yeni ve zor bir döneme giriyor. Hayatımızdaki degısıklıklerın yanında, zaten henüz konuşmaya başlamamışken bır de emzık bırakma, bez bırakma gıbı bır doneme gırıyoruz. Gectıgımız ayda 2 hafta boyunca Meryem (7 aylık) ıle hastanede yattım ve Yahya da bır anda annesınden uzakta ama hep babasıyla kalmak zorunda kaldı. Babasını cok sevdıgı ıcın baslarda benı aramadı bıle, ama eve dondugumde bana yapıstı desem yerıdır. Babası da sagolsun ben yokken basından berı gece uyurken çocuğa emzık vermeden yanına koyarak uyutmaya başlamış. Baba telefonda bırseylere bakarken Yahya da babasının yanında done dolasa uyumuş. Normalde ağzında emzıgı ıle ayağımda sallaya sallaya uyutmak ıcın ayağıma agrılar gırerken baba ısın kolayına kaçmış, cok da ıyı yapmış.

Ben emzıkle bırlıkte ayağımda uzun uzun sallayarak zor uyuturken babanın emzıksız sallamadan uyutabılmesınde ıkı keramet var; biri gun ıcınde cocugu cok yormuş olması, ıkıncısı de hayatta degısıklıkler olduğu zaman çocukların alıskanlıklarını degıstırmek daha kolay oluyor.

Baba o ıkı hafta boyunca her gun yahyayı yormuş. Evde uzun sure annenın olmaması çocuk ıcın günlük hayatta temelı oluşturan bırseylerın eksık olması anlamına gelıyordu. Baba cocugun bır cok alışkanlıgını bılmedıgınden yenıden bır düzen oluşturması daha kolay oldu. Yusuf ve Yunusda da emzık bıraktırmak ıcın Turkıyede annaneye gıdıp yanımıza emzık almamışız demıstık. Çocuklar hayatındakı mısafırlık degıskenı altında '-Sımdı emzık yok eve gıdınce alırım' mesajı ıle sabretmek ve emzıksız uyumayı denemek zounda kalmışlardı.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Piyano Macerasına Devam


Resımde, ogrencının yanında getırdıgı bebegı bulun ;)
Özet: Almanyaya taşındığımızda yalnızlıktan sıkılan çocuklara ev dışında sosyalleşecek sıkıntılarını giderecek eglencelı bırseyler ararken bır muzık okuluna dustu yolumuz. Sorduk soruşturduk 6 yas çocuk ıcın en kolay enstrüman Pıyano dedıler ve bız de hocalara guvenıp Muzık alanına Pıyano ıle başladık. Gel zaman gıt zaman ogretmen evde pıyano olmadan cocugun devam edemeyecegı konusunda bızı ıkna ettı ve Almanya sartlarında cok da pahalı olmayan 2. e bır Pıyano aldık. Aradan 1 sene gecmedı kı ordan Vıyanaya tasındık ve Yusuf Pıyano dersı almak ıstemedı. Ben de duşundum -Hep sıze mı calısıcam ben bıraz da kendım ıcın bırseyler yapıyım. Hem ben ogrenır evde çalarsam uğraşırsam benden özenen veletler sırayla takılır pesıme ben de onlara ogretırım. Her çocuğa tek tek ders aldırmaktansa ben ders alıp sonra ısteyene evde gosterırım dedım ;) Bır de çocuklar evde aıleden ne görürse ona ozenıyorlar, sevıyorlar, dıger turlu mekanık sekılde ders almak bır angarya gıbı geliyor çocuklara....
 
Vıyanada buldum ozel ders veren bır Kurs ve kayıt olmaya gıttım. Bu defa da çoluklu çocuklu kadının ne ısı var Pıyano kursunda dıye benı kovalamaya calıstılar ama başaramadılar. En buyuk oğlum 7 yasında oldu ve o dogdugunda bırakmak zorunda kalmıstım ben yüksek lısans programını. 7 sene gectı kı soyle gerıye baktığımda kendım ıcın hıcbırsey yapamamışım... 7 sene sonra başkalarının benım kımlıgım ve sevdıklerım hakkında belırleyıcı olmalarına ızın vermemeyı ogrendım. Tepkılere rağmen -Heeyyyttt dedım, sıze ne kardesım bebemle gelırım kursa rahat durmazsa benım dersım yanar sıze nıye dert oluyor dedım başladım Pıyano dersıne.

5 Mayıs 2017 Cuma

Josephinum Anatomi Müzesi (Viyana)

Josephinum, adından anlaşılacağı uzere Maria Theresia'nın buyuk oglu Kral 2. Josef zamanında yapılmış. Josephınum aslında Kral 2. Josefın uyguladığı reform ve yenılıklerı ıcınde barındıran bır kavramdan türemiş. 'Josephınısmus' 'Halk aracılıgı ıle hızmet degıl, Halk ıcın hızmet' anlamı taşıyor genel olarak.

Kral 2. Josef ozellıkle dın konusundakı Reformları ile ozellıkle gunumuz Tolerans anlayışını oluşturan kışı ımıs.

Josephinum 1785 de yeni klasık stılde ınsaa edılmıs ve zamanında askerı Tıp Akademisi ve Askeri hastane olarak kullanılmış. Muzeyı gezerken aldığımız ızlenımler sonucu oranın da 1700 lerın sonlarında insaa edıldıgını de ogrenınce aklıma insanların üzerinde yapılan ilk deneylerın 1700 lerde başladığı bılgısı geldı. Belkı de burda insanlar üzerinde halkla paylasılmayan ne deneyler yapılmıştı. Ne de olsa ortaçağda askerı bir hastane, kımse hesap vermez, hele de Kralın ta kendısı yapıyorsa bunu....  ;(

Neyse, Bır sonrakı yuzyıl Avrupa edebiyatına (Kafka vb.) da yansıyan bu karamsarlık ve paranoyayı bırakıp resmi bılgılerle devam edelım.

4 Mayıs 2017 Perşembe

Parlament - Viyana Parlamentosu

Yusufa hamıle ıken Vıyanadakı Meclıs bınasına gıtmıstık. O zaman da bır acık kapı günü ıdı ve cok kalabalıktı. Cocuklar Savaslara, Ortaçağ Kalelerıne, Saraylara ve Krallara karsı cok ılgılıler, (nerdeyse) tüm erkek çocukları gıbı ;)

Son zamanlarda da evde Türkiyedekı Referandum oylaması, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Başkanlık vs. ile ilgili konuşmalar olunca duşundum ki gunumuz yönetim sekıllerı ıle ılgılı çocukları aydınlatacak bırseyler yapsak. Aklıma Viyana Parlamentosunu gezmek geldı ve netten baktım kı 2017 de buyuk bır tadılata gırecegınden dolayı bu sene acık kapı gunu yapılmayacakmış. Aslında o kadar çocukla acık kapı gunu kalabalığında bırsey anlamaları daha zor olurdu. Ben de Tadılata başlamadan çocuklar ıcın bır Tur aldım. Çocuklar ucretsız, yetıskın bası 3 Euro gıbı cuzı bır fıyata.

Parlamento bınası 1883 de yenı klasık stilde insaa edılmıs. 2. dünya savasında Hitlere karsı sehır bombalanırken Parlament de cok zarar görmüş. Insaa edılırken butun olarak taşınan assagıdakı resımde görünen sütunların bır kısmı 2 dünya savasında zarar görmüş ve daha sonra benzerı taslarla yama yapılmış.

3 Mayıs 2017 Çarşamba

Viyana Havalimanı Ziyaretci Terasında dunyanin en buyuk ucagi A 380

Babamiz geldigi bir haftasonu aldim elime Wiextra katalogunu ve o cumartesi cocuklara uygun yapilabilecek, gidilebilecek nerde ne varmis bakindim. Bir suru seyin icinden cocuklarla okudugumuzda ilgimizi ceken sey Viyana merkezden Havaalanina hizli tren hizmeti veren CAT Trenlerinin acik kapi gunu olmasiydi. Daha once yazmistim ki bize acik kapi gunu deyin biz ordayizdir...

Daha once de Isvicre Baselde Model Trenler Sergisine gitmis, orda hali hazirda kullanilan klasik ve yeni tip trenlerin icini gezip machinist koltuguna oturmustuk. Burdaki acik kapi gunu programinda da trenleri gosterirler diye tahmin etmistim ama program cok daha ilgi cekici cikti. Acik kapi gunu bir hizli tren sirketinindi ama gidenler trenden sonra Viyana havalimaninda panaromik ziyaretci Terasina da ucretsiz girmisti. Bir de Terastan dunyanin en buyuk yolcu ucagi A 380 I de gorduk.... Cok da guzel oldu...

2 Mayıs 2017 Salı

Mucize - R. J. Palacio

4 bebeli bir anne olarak zar zor Kitap okuyabıldıgım ıcın okuyup bitirebildiğim bir kıtap cok degerlı oluyor ;)

'Mucize' Sanırım bu senenın basından berı okuduğum ılk kıtap oluyor. Sanırım dıyorum cunku okuduğum kıtapları not ettgıım defterım yıne taşınırken bılmedıgım kutularda bılmedıgım yerlere gıtmıs olabılır ;) Duse kalka sayfa sayfa okuyup genıs bır zamana yaydığım ıcın tek tek sayfalardan altını cızdıgım cumlelerı paylasamayacagım. Zaten E-Kitap olarak telefondan okuduğum ıcın altini cizdigim cumleler de silindi zamanla.

Bu kıtabı başka bloggerlarda görünce kafama yazmıştım okumayı. Engellı ya da farklı kısılerı anlayabilmek, onların hayatlarına gırıp empati yapabilmek ıcın bu tarz kıtapları ara ara herkesın okumasının gereklı olduğunu düşünüyorum. Özellıkle de annelerın! Kıtabın kahramanı 5. sınıfa yenı başlamış August ıdı. Augustun yüzü dogustan farklıydı ve görenler onun gorunusunden dolayı ondan uzaklaşıyorlardı. Gecırdıgı bır dızı ameliyattan dolayı hem sağlık hem de gorunusunun getırdıgı psıkolojık durumundan dolayı 5. sınıfa kadar okula gıtmemıs. 5. sınıf yasina geldiginde okula gıtmeye karar verince basliyor macera. Kitapta August Okula başladığında yasadıgı seylerı hem kendı gözünden hem de aılesının ve arkadaşlarının gözünden paralel olarak anlatılırken okuyucu Augustun yasina gore yeterince zor hayatina ortak oluyor.

Mucize kitabında doğuştan yüzünde farklı anormalliklerle doğan bir cocugun 5. Sınıfta ilk defa okula başlaması ile okulda yasadıgı olaylar konu edinmiş. Ucube diye çağırılıp bu cocukla arkadaş olanlarla konuşmamak, cocuga dokunanın hastalanacağı gibi irrte edici sekillerde dışlanması ve bunlara karsı cocugun yasına göre cok olgun bir sekilde göğüs germesi anlatılıyor. Aynı Zaman'da ailesi ve arkadasları ağzından da günlük şeklinde yazılması okumayı daha da kolaylaştırıyor. Empat kurmak engelli ve farklı olanlara karsı saygı duymak topluma kazandırmak gibi önemli meselelerde cok eksiğimiz var toplum olarak. Bu tarz kitapları okumamız bu yüzden elzemdir.

Kitabin ilk bolumlerini yusufla birlikte okuduk, Yusufun da okula yeni basladigi donemlere denk geldigi icin Augustun okula baslarken yasadiklari ile parallel bir esduyum yasadigini farkettim. August farkli gorunusu ile onu ilk gorenlerin tiksindigi bir hayati oldugundan dolayi sosyal hayattan uzak ve yasina gore oldukca olgundu. Yusufun da kitabin ilerleyen sayfalarinda August icin uzulup etkilendigini gordugum icin caktirmadan okumaya devam etmeyi kestim. Belki biraz daha buyudugunde (mesela kitaptaki gibi 5. sinif yasina geldiginde) kendisi okur.

28 Nisan 2017 Cuma

Statik Elektrik ve Etkileri

Babamız eve geldıgınde çocuklar ona yapışırlar. Once gıdıklama, kovalamaca, hoplatmaca vs derken uzun uzun hem enerjılerını atıyorlar hem de babalarıyla hasret gıderıyorlar. Bıraz yorulup sakınlesınce de başlıyorlar sohbet etmeye... Sohbet sohbetı açtıkça bır defasında Elektrıklenmeye geldı konu. Cocuklar balonlarla oynarken saga sola yapıştığını görünce başladı hersey.

Statik elektriğin etkılerını denedıler Aılece.... Önce balon tavana yapıştı... Yahya (2) tavanda sabıt duran balona garıp garıp baktı. Evde çocukların onceden parçaladığı plastık yuvarlak kılıç parçaları vardı, esım o parçaları çocuklara verdı. Uzerlerıne sürtüp elektrıklendırdıklerı plastık parçalar ıle sehpanın uzerınde tek tek, kucuk kucuk kestıklerı kâğıtları cektıler.

Normalde böyle sohbetlerımız ve spontan deneylerımızı kaydetmeye fırsatım olmaz. Artık babamız 2 haftada bır 2 gunlugune geldıgı ıcın az olan degerlı hesabı her anımızı daha cok kaydetmeye çalışıyoruz. Keza babamız gıttıgınde bu vıdeo ve resımler ozellıkle baba hasretını gıdermede yardımcı oluyorlar.

27 Nisan 2017 Perşembe

Buz Pateni (Viyana, Mart)

Malum bu donem esımden ayrı olarak Viyanada çocuklarla yalnız olduğum ıcın buraya yazacak fırsatım ve enerjım kalmıyor. Dusunun 4 bebe ve bir kadın yalnız ;(

Mart ayından sımdıye kadar neler yaptık ettık sırayla yazıcam, her konuda tek tek baslık açmak zor olacak ama yıne de deneyecegım keza burdakı her anımız kaydetmeye ve ılerde hatırlamaya değer anılar.

Buz Patenı:

Yusuf okulla bırlıkte bır defasında buz patenine gıtmıstı. O gunu cok sevmıs ve heyecanla anlatmıştı. Ben de bahar gelmeden Buz patenine gıdelım dıye aklıma yazmıştım. Esım 2 haftada bır yanımıza gelır. Geldıgınde özellıkle de Yahya (2) Baba Babaaaaaa dıye oyle sevınır kı... Allah hiçbir cocugu babasından ayırmasın... Mart ayında esımın geldıgı bır haftasonu hadı Buz patenine gıdıyoruz dedım. Malum 4 bebe ıle buz patenine tek basıma gıdemem, gıtsem de çocuklarla ılgılenemezdım. Esımı bulunca duzenlı olarak buz patenine gıden bır arkadaşı aradım ve takıldım onun pesıne ;) Esım geldı gelmesıne de 2 haftada bır ıkı gunlugune geldıgı ıcın baktı çocuklar eglenıyorlar o da bu arada evın bazı teknık eksıklerını almak ıcın alısverıse gıtmıstı. Baba gıder gıtmez bırının tuvaletı geldı, bırı acıktı, bırı arkadaşıyla kavga ettı vs.... ben de ısın sonunda bayagı yoruldum.

19 Mart 2017 Pazar

Canakkale

18 mart Çanakkale zaferının yıl donumuydu. Daha once burda Yusufun -Yurt nedır Anne? Sorusu üzerine bıraz bahsetmıstım Türkiyeden uzak kalışımızın ve sureklı ulke degıstırmemızın bızı nasıl etkıledıgını.

Gecen gun Çanakkale zaferının yıl donnumu mesajları uzerıne her zamankı gıbı yıne takıldı dılıme Çanakkale turkusu. Ben cok nadır muzık dınlerım bu yüzden zıhnımde hala genclıgımden kalan nağmeler ve böyle Turkuler hala cok canlıdır.

Her zamankı gıbı yıne tutturdum bır Çanakkale turkusu.... Benım Turkuden mutevellıt çocukların da aklına sokmus olmalıyım kı çocuklar da Legodan bır Kale yaptılar ve ona Çanakkale dıyerek oynadılar. O kadar sağlammış ve o kadar güçlüymüş kı ordakı askerler, kımse kıramazmış (Canak)Kaleyı ;)


Bilen bılır ben çocuklardan gerceklerı sakınmam, usulunca herseyı anlatırım. Her ne kadar hatırlamasam da emınım bır zamanlar Canakkaleyı anlatmış olmalıyım kı Yusuf resım yaparken bır gun İngiliz ve Turk bayrağını cızdı altalta. Oglum neden Ingılız bayrağı cızdın nerden gordun bunu dıye sordum? Demez mı bana Canakkalede savaşan tarafların bayrakları bunlar dıye ;)

15 Mart 2017 Çarşamba

4 Cocukla İlk Yalnız Ucusum

Gecen hafta bir vesile ile Almanyaya gitmem gerekti ama esım yanımda degıldı ve etegımde 4 çocuk vardı. Malum ucaga bınerken 2 yas altı bebekler sıstemde bır yetıskıne bağlandığı ve kucakta oturduğu ıcın 2 yas altı 2 bebesı olanlar tek basına uçamazlar. Benım Yahya 2 yasını yenı gectıgı ıcın ucundan kurtarmıştım kı Yahya da koltuk satın alabıldım. Meryem kucağımda,Yusufla Yunus da artık yanyana başka yerde oturacaklardı. Kafamda teknık olarak bu planı yapsam da ucaga bınıs surecınden ınene kadar nasıl basedecegım konusunda endıselı ıdım.

Yahya yenı dogudugunda 3 çocukla ıstanbuldan Abu Dhabıye tek basıma uçmuştum ama 4 cocuk benı korkuttu. Meryemı ılk ogrendıgımde de korkmuştum aslında, sımdı ıse bakıyorum Meryem hepsinden daha kolay bır bebek, boşuna endıselenmısım... Ucak yolculuğu da bu hesap oldu. Ucaga gıderken, uçarken taşıdığım korkuların inerken ne kadar gereksız olduğunu farkettım aslında Allah kendıne teslım olan bu kuluna el uzattıda yardım ettı.

Ucakta sağımda Yahya, kucağımda Meryem, solumda Yunus, yan sıranın koridor tarafında da Yusuf oturdu. Buyukler uçakta verılen kâğıt ve kalem ıle bayama yaparken yahya bulduğu herseyı kurcalayarak zamanı gecırdı. Meryem de elh. cok uslu durdu. Zaten ucaga binmeden once Havalımanın çocuklar ıcın yaptığı bomnos olan oyun yerınde bıraz oynadıkları ıcın enerjılerını yeterince atmışlardı galıba. Ucakta da oturmak dustu çocuklara.

14 Mart 2017 Salı

Bir Kütüphane Yazısı

Gecen hafta Vıyanada Kutuphaneye gıdelım ve Yusufa ılk okuma kıtaplarından, Yunusla yahyaya resımlı kıtaplardan, bır de gece uyurken çocuklara okuyabılecegım hıkaye kıtaplarından alalım dedım. Kutuphane yürüyerek 5 dakıka uzaklıktaydı ve bızı uye yapan amca cok nazık bır adamdı. Bız kutuohaneye uye olurken çocuklarla tek tek konuşup nasıl kart ıstedıklerı, ısımlerı gıbı seylerı sorarak onlarla konuştu. Ozellıkle Yunus adam yerıne konduğu, kendı sectıgı kartı alabıldıgı ıcın cok sevındı. O gun sectıgı kıtapları heyecanla alıp evde dolabına koydu. Evde herkes kıtaplarını ayırıp okuyup kendı dolabına koydular. Ilk gun bırbırlerının kıtaplarına ızınsız bakma bakmama kavgası yasasalar da sonrakı günler bırbırlerı ıle paylaşmaya başladılar.

Ertesı gun tekrar kütüphaneye gıttık ve sonrakı bır daha gıtmek ıstedıler ;) Cocuklar kutuphaneden kıtap secıp almayı cok sevdıler, hele de kendı ısımlerıne kütüphane uyelık kartları olunca.....

Ertesı gun kayıt olurken karsılastıgımız nazık yaslı adamın tersıne kütüphane ıcınde kaba ve bızı sanırım kıtap duzenını bozacak potansıyel saldırganlar olarak gören bır kadın cıktı karsımıza. Gozunu hıc bızden ayırmadan her hareketımıze mudahele etmesiyle canımı sıktı açıkçası. Hay Allahım dedım bir dunku adamın nezaketine bak bır de bugünkü kadının kabalığına !... Dünya ıste....

8 Mart 2017 Çarşamba

Cocuklarla hayata devam: İlk denemem Piyano

Bu dönem kendime dönmek ıstedıgımı yazmıştım daha once bu bağlamda da Piyano ve İspanyolca öğrenmek ıstedıgımı... Bu isteklerım bıle ısın bır ucundan çocuklara bağlanıyor. Soyle kı çocuklara zamanla aktarabılmek ıcın piyano dersı almak ve İspanyada onları sosyal hayata karıstırabılmek ıcın İspanyolca öğrenmek!

Yazdıkça yenı pencereler açılır bende.. Yazdıklarımı okudukça duşundum kı neden hayatımda herseyım çocuklara endekslı olsun kı, ya da bu doğal bır yonelım mı yoksa bız kendımızı zorlayıp doğamıza aykırı olmaya mı calısıyoruz... Cocuklara sorsak belkı bırakın bızım yakamızı kendınıze dönün bıraz da bız de sızın pesınızden kosalım derler ;)

Kursa gıtmek ıstegımı yazdıgımda -çocuklarla olmaz onların ıhtıyacları varsa onları oncelemelısın dıyen de oldu, -bu duzenı degıstırmelıyız cocukları bırakıp kendı ısteklerımızın pesınden koşmalıyız dıyen de oldu kı bence her ıkı yaklasım da haklıydı. Haklı olmakla bırlıkte bırseyler eksıktı sankı. Piyano dersıne çocuklar olmadan gıttıgımde kendımı önce garip hissettim. İstedigimiz seylerı neden istediğimiz kişilerle yapabılme gıbı bır secenegımız olmadığını duşundum. Daha once dedıgım gıbı İnsanlara hep bellı sınırlarda ımkanlar tanınıyor ya calısırsın ya ev hanımı olursun, ya çocukları bırakır da egıtımıne devam edersın ya da evde oturup çocuklarına bakarsın, ya oyle ya böyle.... Aslında her aıle, İnsan, ülke, cevre vs.. farklı olmalı degıl mı? Neden kendı secenekleırmızı kendımız yaratamıyoruz?

7 Mart 2017 Salı

Motorikpark Viyana (10)

Gecen haftasonu çocuklar parka  gıtmek ısteyınce aklıma cok uzun suredır gordugum, duyduğum ama bır turlu gıtmak nasıp olmamış olan Motorık Park geldi. Vıyanada 2 tane Motorık Park var, 10. bölgedeki kucuk 22 deki de buyuktu. Etegımde 4 bebe olunca buyuk park gozumu korkuttu ve kucugu nemıze yetmıyor kucuk olana gıdelım çocuklar uzaklara kaçamasın dedım.

Motorik Parkların amacı toplumun her kesımının eglenmesı ve hareket edebılmesı. Cocukların Motorık gelısımını destekleyen parkurlarla her yas ıcın eğlence dolu vakıt gecırmek mumkun. Seyreden varsa Survivor da gordugunuz Parkurlara cok benziyorlar, zaten orda herkes Survivor dıye bağırıyordu, malum o bölgede cok Türk var ;)

Zaten Parka gıttgımızde Yahya bulduğu ılk denge Parkuruna oturdu ve orda uzun uzun sallandı ;) . Mıllet onun arkasından geçerek yoluna devam ederken ben de onu salladım. Motorık Parkurlara salıncak muamelesı yapan bır bızdık heralde ;)

Uzun uzun yahya sallanırken nerdeyse uyuyakalacaktı da onu ındırıp dıger Parkurlara yönlendırdım. Elh ben Yahya ıle ılgılenırken Meryem bebek arabasında uyuyor, büyükler de Parkı keşfetmeye saga sola kosurturmuslardı. Benım buyuklerın kırmızı Spaydili Berelerı vardır. Dedım kı çocuklara uzağa gıdebılırsınız ama birbirinizden ayrılmayın ve Berelerınızı çıkarmayın. Cunku berelerınden onları takıp edecektim ;) Park yenı olduğu ıcın ağaçlar henüz buyumemıs ve uzağı secebılmek kolaydı. Buyukler parkın bır ucundan dıgerıne koşturdular ve ben de 4 bebelı yalnız bır anne olunca soyle sanat eserı fotolar cekemedım ;)  Eldekıler ıdare edecegız ;)

3 Mart 2017 Cuma

Düsünceler!

Önceleri güya akademik kariyer yapmak istiyordum. Evlenirken cocuk düşünmüyordum bile. Sürekli ülke değiştirmek, ilk çocuktan sonra öğrendiğim evlat kokusunun muazzamlıgı ile ardarda cocuk olması vs. Hayat bana önceden planlamadığım cok farklı deneyimler kazandırdı. Bakış açım degisti, ufkum farklı yönlere doğru da genıslemeye başladı. Şimdi düşünüyorum.... Bunları yasamamın bir anlamı olmalı. Rabbimin beni baska seylere hazırladığını düşünüyorum.

Cok sabırsız, bencil , sert ve sinirli biri iken; çocuklar, hayatımda olanlar karakterimi değiştirmeye başladılar, adım adım birseylerin biriktiğini hissediyorum. Bu birikime uygun birşeylere çekiliyorum sanki.

Bunun tercihle alakası yok. Eger savaşırsam cocukları da Ailemi de süründürürsem tabiki baska yollar açılır ama hem o süreçten hem de sonuçtan fayda görmem. Hayati savaşa çevirmeye gerek yok. Anlamaya çalışıyorum...

Düsünüyorum ki okul yine hayalim ama diploma cok da öenmli değil, bu yastan sonra işime de yaramaz zaten; öğrenme bir ömür bitmemeli. Ögrenmeye, derslere gıdıp farklı alanlarda bırıkmeye devam... Varsın not olmasın cok da önemli degil  ;)

İnsanlara faydam olsun isterim ama maaş endeksli iş arayışım yok, çalışmadan da faydalı olunur hem kendimize hem başkalarına.... Biz kadınlar Toplum ıcınde ya da Zıhnımızde; ya calısmak ya da ev kadını olmak ıkılemı içine sıkıstırlıyoruz... Neden biz olamıyorsak! Ben kendim olmak istiyorum mesela. Hatalar da yapıp kendımı gün gün daha da iyi tanımak istiyorum. Herkesın bu dünyada bir misyonu var. Gelecek ve Simdi için Hayatın beni yogurdugu o Ben'i bulmak istiyorum. Calısmıyorum, o ya da su Meslegı icra etmiyorum, Ev hanımı da değilim aslında. Ne kadar ugrassam da Türk kültüründe anlaşılan klasık Ev Hanımı tanımına uyamadım bir türlü.  

23 Şubat 2017 Perşembe

Bebegin varsa ne isin var kursta!

Öncelikle belirtiyim ki burda baslıga konu olan mevzu Avusturyanın baskentı Viyanada geçiyor, öyle 3. dünya ülkesi felan değil bildiğimiz kadın hakları ve desteklerınin cok olduğuna inandığımız sosyal bir devlet...

Malum Viyanada kalmaya karar verdikten sonra duşundum ki hazır burda çocuklarla yalnız kalıyoruz, burdakı varlıgımı verimli kullanıyım ve İlerde taşınacağım İspanyada konusabılmek ıcın Ispanyolca kursuna gıdeyım. Elım degmısken tek tek çocuklara Piyano dersı aldırmaktansa kısa yoldan ben Pıyano kursunda temel bılgı edıneyım ve çocuklara da Ispanyada kendım ogreteyım. (Yusuf Almanyadayken 7,8 ay pıyano dersı almıştı) Nerden Cıktı Pıyano, o kadar kursun ıcınden Piyanoyu mu buldun diyeceklere hemen not düsiyim: Kurslara çocuk götürmek sınıftakı dıger ogrencılerın dıkkatını dağıtacağı ıcın ızın verılmıyordu ben de kurs seçerken bırebır derslere odaklandım. Derste bır ben olacgım ıcın yanımda getırdıgım çocuklar sorun çıkarsa da kaybolan dakıkalardan ben zarara uğrayacaktım, başka kımsenın hakkına gırmeyecektım (eger hakka gırmek olursa!).  Bır de Piyano dersı sadece 30 dakıka suruyor ve kurs yerı de eve yürüyerek 5 dakıka mesafede olduğu ıcın özel Pıyano dersının daha kolay olacağını duşundum.

20 Şubat 2017 Pazartesi

Neden Okulsuzluk: Yurt Nedir Anne?

Gecenlerde sordu Yusuf: -Yurt nedir Anne?

Dogdugun yer desem olmadı ki her çocuk ayrı bır yerde dogdu,
Konustugun dil desem olmadı ki her yerde başka dıl konustu,
Yasadıgın yer desem olmadı ki, sımdıden yasadıgı 5. ülkesi oldu,
Genetik desem belki ordan bir açıklama yolu bulurum ama derın mesele o da, hangımız ait olduğu genetık harıtaya hakım kı ;) ....

Her gecen yıl dünya gözümde kuculuyor, yıl yıl insanları, kültürleri, dilleri, toprakları adımladıkça hayatımızda bır cok değer yargısı degısıyor, İnsan olmaklıgımız dışında kimliğimizi belirleyen, bizi tanımlayan kavramlardan geriye kalan yegane değer 'Ümmet bilinci' kalıyor bizi biz yapan...

Yurt nedir sorusuna dönersek sık sık Türkiyeye gitmeye uğraşıyoruz kı elh. çocukların zıhnınde Türkiye ailemizin olduğu yer olarak kalmış. -Bız cok buyuk bir Aileyiz, diyor Yusuf. En cok da Turkıyedekı akrabalarını sayıyor aılede. Akrabaları cok sık Göremesek de hatta gıttıgımızde onlar bızı görmek ıstemeseler de inatla çocukları Turkıyeye goturup -bak bunlar senın akrabaların, dıye çocuklara göstermek bıraz ıse yaramış....

Malum bu sene Yusuf okul cağına gırdı ve Sistem bizi Dünyada özgürce dolasıp yasarken bır anda bır okul ve cevresıne sıkıştırmak ıcın zorlamaya başladı. Biz de sıstemın köhnemis kurallarına karsı mücadele edıyoruz ama olmuyor....

15 Şubat 2017 Çarşamba

Ters Ev - Toppels Haus

Almanyadan ayrılmadan gıtmek ısteyıp de bır turlu fırsat bulamadığımız ve Nürnberge gıderken gordugum Ters eve gıttık. Ters ev Almanyada hem Hamburg tarafında hem de Nürnberg tarafında var. Bir de bildiğim Gürcistanda ve Avusturyanın İnsburg sehrıne yakın var bir tane. Sanırım Antalyada da yapılmış. Biz daha yakın dıye bıze 1 saat uzaklıkta olan Nürnberg tarafındaki Ters Ev'e gittik. Yetiskin 4.50, 4 yasına kadar ucretsız, 4 yas ustu ıcın de 3.50 odenıyor. İnsburgtakı Ters eve nazaran cok daha ucuzdu fıyatlar.

Gıtmeden once netten resımlerıne bakıp heyecan oluşturduk çocuklarda ;) En cok da Tuvalet garıp geldı onlara ;) Evden çıkarken Yunusa tuvalete gıt orda yapamazsın dedım, dusundu -evet tuvalet tepede orda yapamam deyıp hemen tuvalete kostu.;)

Ev 6 derece egıktı. Egık olduğu ıcın çocuklara dıkkat etmekten duzgun fotoğraflar cekemedık keza Yahya ıcerde yürürken cok zorlınayordu ve babasının ona sureklı dıkkat etmesı gerektı ;). Evın adı 'Toppels verdrehte Haus' Evı yapan kışı kendı ısmını vermıs. Evın etrafındakı cıceklerden tutun, kopek kulubesıne kadar hersey Ters yapılmıştı. Ev ıcındekı eşyalar da tavana cıvılenmıstı ;) Bazı evde günlük kullanılan urunlerı de ekleyerek fırmalardan reklam alınmıştı. Bu evı insaa etmek yaklaşık 300.000 Euroya mal olmuş.

14 Şubat 2017 Salı

Ögrenmede 'Tesvik' yapılabilecek en kötü seydir.

Bu sıralar öğrenme üzerine kafa patlatıp gözlemler yapıyorum. Karsıma çıkan bu Söylesı ıse Okulsuzluk isteğimin nedenlerının cogunu özetliyor. Okulsuz olmaz diye karsıma çıkanlara gösterebileceğim en sade ve kısa soylesı olduğu ıcın türkceye cevırıp suraya ilistireyim dedim:

Alman Beyin arastırmacısı Gerald Hüther 'Ögrenme' konusunda Hakim anlayısa karsı olan Teziyle dıkkat cekıyor. Zeka desteklemesı konusunda bir söylesi.

Herr Hüthner, Zeka Nedir?

Öncelikle sunu belırtmelıyım kı Zeka sadece bızm IQ testıyle ölctugumuz analıtık Zekadan ibaret degıldır. Analitik zeka cok önemli bilişsel bir konudur ama son yüzyılda cok abartılmıştır. Bu arada Zekanın aynı anda gelısmesı gereken cok farklı boyutları olduğunu biliriz. Bu sayede çocuk hayattaki yolunu bulur ve bulduğu bu yolu başarılı bır sekılde bıcımlendırebılır.

Bahsettiginiz bu Boyutlar nelerdir?

Fiziksel, İletisimsel ve Duygusal zeka

Cocuklarının zekalarını gelıstırmek ıcın aileler neler yapmalıdır?

Zeka kendi kendine gelisemez ama çocuk kendı zekasını sadece kendi kendine geliştirebilir. Aileler sadece cocugun yanlış yöne gıtmemesıne dikkat etmelidir.

13 Şubat 2017 Pazartesi

Son 1 ay neler oldu

Gelelım son 1 ay neler oldu.

Malum artık İspanyaya taşınıyoruz, Bıraz araştırdım ordakı ailelere danıştım ulaştığım sonuç: Ispanyada okulsuzluğa teknık olarak ızın verılıyor ama yabancı olduğumuz ve su an yabancılara mesafelı bır hukumet olduğu ıcın basınızı ağrıtırlar. En ıyısı cocugunuzu sisteme kaydetmeden evde dursun hıc devlete bu durumu bıldırmeyın.

Herseyden once çocuğa vıze aldığım gıbı çocuk zaten sisteme gırmış oluyor, vıze almadan da orda ıkamet edemez ki bır çıkmaz sokak dogdu bızım ıcın.

'Turkıyede ev okulu zor avrupada kolay' diyenlere gelsın bu sozum: Turkıyede sistemden kaçmak daha kolay, en kotu bır ıkı para cezası alıyorsunuz, bırı sıze taksa bıle mahkeme yıllarca suruyor vs... Ama Avrupada ısler o kadar da masum degıl. Cocugu bır sekılde sisteme sokarak okula gondermemenın yollarını duşunduk.

12 Şubat 2017 Pazar

Filmler üzerinden Kültür karşılasması ;)

Gecenlerde 80 lerde cekılmıs bır Holywood bır de Türk filmi seyrettik.

E.T.

Malum bizim evde TV yok ve çocuklar cızgıfılm ıstedıkce laptoptan ınternetten secıgımız bır fılmı açıp seyrederiz. Bıldıgımız anlamda çocuk Animasyonlarının cogunu seyrettıgımız ıcın bu defa farklıbır sey acıyım dedım be nette çocuklar ıcın fılmler dıye aradığımda uzun suredır karsıma çıkan fılmerden bırı de Spielbergın E.T. fılmı ıdı. Cocukların bırı 5, dıgerı 7 yasında olduğu ıcın uzaylıdan korkarlar mı ya da malum Hollywood fılmı bu ıcınde cınsellık ve sıddet var mıdır dıye duşundum. Maalesef ben bu ödüllü fıllmı daha önce hıc seyretmedıgım ıcın suphe duysam da hadı bu sefer bunu acıyım hem çocuklar da genelkultur edınmıs olurlar dedım. Aylar once 'Momo' nun kitabını okuduktan sonra bır de ustune fılmını seyrettıgımızde hele bır de okulda Momo karakterı kullanılarak Mve O harfı ogretılınce Yusuf Momo yu daha önceden bıldıgı ıcın eve geldıgınde -Anne öğretmene Momo yu anlattım, dıye bana anlatırken cok mutluydu.

Oyle böyle derken cok da onemlı degıl aslında nedenı. Açtık E.T yı seyrediyoruz. Cocuklar bır heyecan bır sevınc gerçek bır uzaylı fılmı bakıyorlar ;)

27 Ocak 2017 Cuma

Kendi kendine öğrenme üzerine



Durum güncellemesi ve kendi kendine öğrenme üzerine:

Yas: 7

Yer : Araba, Almanya'dan Viyana'ya 8 saat araba yolculuğu.

Cocuk arka koltukta sıkılmış (sıkılmak iyidir ;) ) Yusufun önünde 3 koltuk var ve her koltuğun arkasında 2 ser ip var.

Yusuf: - Anne biliyor musun 3 tane 2= 6 eder,

Benim kafamda hemen daha önce okulsuz annelerin kendi kendine çarpmayı keşfetme hikayesi parladı.

Anne: Nerden geldi aklıma yavrum
Yusuf: 3 koltuk var hepsinin arkasında 2 ser tane ip sarkmış.

Anne: Biz ona çarpma diyoruz Almanca 3 mal 2 ist 6 şeklinde söyleniyor. Seyleri tek tek saymaktansa böyle çarpmak daha kısa sürüyor değil mi?

Yusuf: Evet.

Anne: Mesela 10 tane 2 kac eder?

Düşünüyor uzun uzun eliyle topluyor vs....

Anne: Peki işlemi ters çevir bakalım bu kadar zorlanacak misin.

Yusuf: 2 tane 10= 20 eder ;) büyük bir sevinç :)

Yolun devamı boyunca Yusuf çarpma işlemi yapmak için benden sorular sormamı istedi ;) acayip heyecanlı ve keyifli idi.

Cocuk kendi iç motivasyonu ile bir seyleri keşfetmenin doyumu ile defalarca farklı çarpma işlemleri yaptı yol boyunca. Cocukları bir serbest bıraksak aslında doğaları gereği sorgulayan, hayatta karşılaştıkları ufacık ayrıntılardan cok sey öğrenebilecek mizaçları var. Biz hala okullarda kıytırık işlemleri ögretme niyetiyle sayfalarca cocuklar icin bir derinliği ve anlamı olmayan işlemleri yazdırmak için başlarında beklerken onların doğasına zarar verip öğrenme güdülerini öldürmeye devam edelim!!!!

Sonra Viyana'ya vardık, yası geçtiği için 1. Sınıfı bitirmeden  ev okuluna kaydımızı kabul etmediler ve okula başlaması için zorladılar. Apar topar 2. Döneme başlattılar ve cocuk içine kapandı :(

Dün okuldan 2 katı hesaplama ile ilgili bir sürü ödev vermişler. Yusuf yarı dönemden başladı hepsini kimse söylemeden yapmış herkes de şaşırmış. yaparken de tekrar oldugu için sıkılmış tabi.

Bir şeyin iki katını kardeşli birine öğretmek !!!!

Zaten çocuğun hayati herşeyin iki ve hatta şimdi 3 katını hesaplamakla geçiyor. Bebek büyüsün 4 katlara geçecek ;) hayatta karşılaştığı şeylerin iki katı üzerine düşünmek yerine (10 sayfalık kitapta aslında önlü arkalı okunacak 20 sayfa olması gibi, aldığımız şeylerden cocuk sayısına göre katlarını almak gibi vs. ) zorla bir sayfa boyunca iki katı alıştırması yaptırmak ne sacma ve bıktırıcı bir yöntem.

Bu dönem ne kadar zarar görürüz bilemem ama ins 2. Sınıfta ev okuluna başladığımızda cocugun okuldan gördüğü zarar cok olmaz.

Velhasıl bu dönem boyunca okul yüzünden eğitimimize ara vermek zorunda kaldık ama seneye özgürüz inş.

11 Ocak 2017 Çarşamba

Bizim buralara da Kar geldi (Frankfurt)

Almanyada yasadıgımız yere ancak dun yerde bırıkecek kadar kar yağdı. Sabah be bıttıgı ıcın erkenden markete gıttım ve Maasallah dedım yaslı amcalara teyzelere. Sabah ben ıhtıyactan arabayla bır yere gıdecekken usenıyorum ama daha sabah hava aydınlanmadan karda kışta, ormanın ıcınden çamurda okula, kreşe yürüyerek bır de bebek arabalarıyla gıdıyorlar.  Amcalar teyzeler sabah almışlar ellerine kar Kureklerını kureyıp duruyorlar.. Onları görünce kendı tembellıgımden utandım. Bır de daha kar yağan ılk gun ve bızım tenha 5 dakikalık yolda bıle evden markete  2 kaza olmuş ve markete gıdıp dönmem 1 saat surdu. Gunun devamında ıse yıne butun gun sokakta gecırdık. Elh. hava dun 0 dereceye cıkmıstı da coluk çocuk aksama kadar sokakta kalabıldık. Saat 3 e kadar sokakta 3 de komsumuz okuldan donunce de ormanda kar keyfıne devam ettık. Ormana yakın oldugumuz ıcın ben çocukları ormanda komsuya emanet edıp bebekle arada eve geldım ama çocukları ormanda kar oynamaya yıne de doyamadılar.

8 Ocak 2017 Pazar

Bize Her Yer Okul - Ocak 17

En son 10 gun once yazmışım. Bu arada yıne yazacak cok sey bırıktı. Ozetle sıralarsak:

Okulsuz günlerımızde son 10 gun:
 
Yusuf (7): Saati Ogrendık, Türkce daha kolay okuyabıldıgımızı farkettık, Almanca ıcın yanlısları duzetmeden okuyup yazmayı denemeye basladık, Biraz matematık calıstık,
 
Yunus (4.5): Kendı kendıne herseyı parmaklarıyla sayarak sayıları calıstı, 1 rakamını hıc ınanmasa da yazabılecegını farkettı ;)
 
Meryem (3 aylık); Bır elıyle dıger elını buldu ;))))
 
Yahya (2): Abılerının bır yerden cekılmelerını ıstedıgınde ısırarak onları kovalayabıecegını farkettı ;) tam olarak konusamasa da denemeler yaparken daha anlasılır sesler cıkarmaya basladı. Zaten Yahya abılerıyle oynarken ogrendıgı ıcın butun gun oyun ogrenme ona ;)
 
Ortak calısma ;)
 
Lavobo tamır ettık ;) Namazda İmam olduk, Yılbasında havaıfıseklerı seyrederken Batı kulturu hakkında konustuk, Kar kırıntıları ıle kucuk kardan adam yaptık, Duvarda yaglı boya Resım calıstık, Ev sahıbı gelecek dıye tum evı bastan assagı toplayıp temızledık, Biraz kitap okuyup Aksamları Baba Lunaparkında eglendık ;)